Etken neisseria gonorrheae tedavi: seftriakson ve azitromisin
Etken treponema pllidum tedavi: benzatin penisilin g
Etken chlamdiya trachomatis tedavi: doksisilin veya azitromisin
Etkenler: trochomatis, ureaplasma urealyticum, mycoplasma genitalium, trichomonas vaginalis
Tedavi: azitromisin veya metronidazole
Etken hpv tedavi: bilinen herhangi bir tedavisi yok: aşılama ve laser tedavisi veya kriyoterpi yapılabilir (semptomatik tedavi)
Etken herpes simpleks tip 2 bazı suşlar tedavi: bilinen bir tedavisi yok semptomlar için asiklovir, valasiklovir ve diğer antiviral ajanlar
Etken hıv virüsü tedavi: bilinen herhangi bir tedavisi yok virüs replikasiyonunu durduran ilaçlar var. Hastalığın gidişini yavaşlatır.
Etken haemophilus ducreyi tedavi azitromisin
Etken c. Trachomatis tedavi: doksisilin
Etken trichomonas vaginalis tedavi: metronidazole
Etken: candida albicans tedavi: butokonazol
Etken: n. Gonorrhoeae veya c trachomatis tedavi: sefatetan
frengiye treponema pallidum adı verilen aşırı ince ve helezon şeklinde bir spiroket neden olmaktadır. Bu mikrop çevresel koşullara ve kurumaya son derece duyarlıdır. Frengi normal olarak insandan insana cinsel yola ve hamilelik sırasında anneden bebeğe bulaşmaktadır.
Sifiz spiroketleri pürüzsüz deriden bulaşmaz;başlangıç enfeksiyonları muhtemelen epidermal tabakadaki ince çatlaklardan gerçekleşir. Erkekte başlangıç enfeksiyonu genellikle peniste;kadında genellikle vajinada, servikste veya perineal bölgede meydana gelir. Vakaların %10 unda enfeksiyon genital bölge dışında genellikle oral bölgede gerçekleşmektedir. Hamilelik sırasında organizma enfekte olmuş anneden fetüse bulaşır. Bebek tarafından edinilen hastalık konjenital sifliz olarak bilinmektedir. Frengi çok karmaşık bir hastalıktır ve ciddi evrelere doğru ilerleyebilir. Primer frengide t. Pallaidum giriş yaptığı başlangıç bölgesinde çoğalır ve 2 hafta ile 2 ay içerisinde frengi çıbanı (şankr) adı verilen yara meydana gelir. Frengi çıbanı salgısının mikroskobisinde aktif olarak hareketli spiroketler gözlenmektedir. Çoğu durumda frengi çıbanı kendiliğinden geçmektedir. Ancak tdavi edilmeyen hastalarda bazı hücreler başlangıç bölgesinden mukoza membranlar, göz, eklem, kemik veya merkezi sini sistemi gibi vücudun çeşitli bölgelerine yayılır. Treponemlere karşı sıklıkla vüvut geneline yayılmış deri isiliği gelişimi şeklinde aşırı duyarlılık reaksiyonu açığa çıkarmaktadır. Bu döküntüler sekonder frengi anahtar belirtisidir. Hastalığın tedavi edilmemesini izleyen aşama vakadan vakaya oldukça değişkendir. Hastaların dörte birinde kendilğinden bir iyileşme gösterip diğer dörte birde belirti göstermeyip ama hastalık ısrarcı kronik sifltik enfeksiyonu devam ettirmektedir. Tedavi edilmeyen hastaların kabaca yarısı kadınlarda: deri ve kemikteki hafif şiddette enfeksiyonlardan kardiovasküler sistem ya da merkezi sinir sisteminde ölümcül olabilecek enfeksiyonlar ortaya çıktığı, tersiyer (üçüncül) frengi gelişmektedir. Bu olaylar primer enfeksiyondan beklide yıllar sonra ortaya çıkabilir. Sinir sistemi işin içine girerse felç durumu ortaya çıkabilir. Tersiyer frengi uzun süreli kullanılan damar içi antibiyotiklerle tedavi edilebilir. Ancak nörolojik hasarlar geri dönüşümsüzdür.